Pinneberg Türk Okulu

 

Home  | Duyurular  | Anadil  | Atatürk Köşesi  | Linkler  | Önemli Numaralar  | Oyunlar  | Harita  | Konsolosluk  | Gästebuch  | Impressum  | Türk-Küche  |



 

 
AŞADAKİ  KONULARI  OKUMAK  İÇİN  BAYRAĞI  TIKLAYINIZ 
Anadilimizi öğrenmekten ve konuşmaktan çekinmeyelim. Çocuklarımızın Türkçe'leri ne denli güçlü olursa, Almanca'yı da o denli iyi öğrenirler.BİR LİSAN 1 İNSANDIR İKİ LİSAN 2 İNSAN DEMEKTİR
 
       Dilin önemi    HANGI  TÜRKCE  NEDEN TÜRKCE  AKSIYON-ANADIL TÜRK BASINI

Anadilimizi unutmayalım! 

 

         Çok Değerli Anneler ve Babalar                                      Gönen Çıbıkcı..            

Hepimizin bildiği gibi bir dil ve en önemlisi anadili ancak ve ancak okullarda çağdaş yöntemlerle sözlü ve yazılı olarak öğretildiğinde kalıcı olur. Bir insanın kendi anadilini öğrenmesi onun hem en doğal hakkı, hem de görevidir. Insan kendi anadilinde ne kadar güçlü ise diğer dilleri öğrenmede de o denli güçlü olur. Türkçe'si iyi olanın Almanca'sı da iyi olur. 

Bizler hepimiz çocuklarımızın derslerde başarılı olmasını istiyoruz. Kendi anadillerinde çok güçlü olabilmelerini sağlamalıyız. Kişiliklerinin gelişmesini ve bu sağlam zemin üzerinde onların tüm derslerde başarıya ulaşabilmelerine giden yolu açabilmeliyiz. Böylelikle çocukların okullardaki başarıları artar. Bugün bilimsel olarak kabul edilen ve kanıtlanan bir gerçek de şudur:

Bir çocuk kendi anadilinde ne kadar güçlü olabilirse bir diğer dili de o ölçüde iyi ve sağlam olarak öğrenebilir. 

Bizim çocuklarımızın Almanca'larının çok iyi olabilmesinin ve de Alman okulundaki tüm derslerinde başarılı olabilmesinin tek ve en önemli etkeni onun anadilinde Türkçe'de çok iyi okur ve yazar, anlar ve anlatabilir olmasına bağlıdır. Bu gerçeği de gözardı etmek çocukların başarısının düşmesine yol açar. Bu nedenle de Almanca öğrenmeye Türkçe bir engel değil tam tersine bir "olmazsa olmaz" önkoşuldur. Bu gerçeğe karşı çıkmanın ise hiç bir bilimsel değeri yoktur. Türkçe dersi bir yük değil çocuğun bir donanımı, bir zenginliğidir. Okuldaki genel başarısını arttıracak en önemli etkendir. 

Kendi anne ve babalarıyla, kardeşleriyle Türkçe anlaşabilen çocuklarla o aile daha mutlu

olur ve sorunlar çok daha kolay çözülür. Evlerde , yalnızca konuşmaya dayanan, arada bir kullanılan Türkçe ise çok yetersiz kalacaktır. Türkçe'nin okulda çağdaş yöntemlerle öğretilmesi gerekmektedir. 

Çocuğun kendi kültürüne ve ailesine bağlılığı Türkçe öğrenmekle daha da artar. Bu toplumda bir başına köksüz kalmışlıktan kurtulur. Çok kültürlü bir yaşamın gerekli olan tabanını kazanır. Türkçe çocuğunuzun görüş ufkunu genişletir, dünyaya daha geniş bir açıdan bakabilmesini sağlar. 

Türkçe öğrenmekle de Türkçe’ nin o çok geniş ve zengin dünyasını, yazılı edebiyatını ve sanatını, tarihini tanıma olanağı bulur. Böylelikle de hem kendine güvenir, hem de çok güçlü bir dilin bir üyesi olmanın huzurunu ve gücünü kendisinde duyar. Bu zenginliğini de Almanya toplumuna yansıtabilir ve çok kültürlülüğe katkıda bulunur. 

Son yıllarda doktor, avukat, eczacı... gibi işverenler özellikle Türk gençlerini de işe alıyorlar ve onlardan Türklerle Türkçe konuşup kendi işlerini daha kolay yürütebilmelerini bekliyorlar. Bu da ancak Türkçe’si iyi olan, onu sözlü ve yazılı çok iyi kullanabilen gençler için daha bir öncelik olmaktadır. 

Türklerin açtığı işletmelerde artış gözlenmektedir. Buralarda çalışacak hem Türkçe'si, hem de Almanca’sı çok güçlü gençler aranmaktadır. Buna bir de Avrupa Topluluğu  çerçevesinde Almanya ve Türkiye arasında yapılacak olan ticaret, turizm, taşımacılık... dallarında gelişecek işleri eklemeliyiz. Bu işleri de neden bizim çocuklarımız yapmasın? Bunun için de tabii Türkçe ve Almanca belki de iyi bir Ingilizce... gerekli olacak. 

Çocuklarımız ileride Türkiye’ ye döndüklerinde ya da Türkiye’ de iş yapmak istediklerinde ise Türkçe yine en önemli konu olacaktır. Tatillerde bir yabancı gezgin havasında Almanca ya da kırık-dökük Türkçe yerine düzgün Türkçe‘si olan kuşaklar ancak bugünkü anne ve babaların bilinçli davranışlarıyla olacaktır. 

Bizim çocuklarımız için Türkçe anadili dersleri  verilmektedir. Çocuklarımızın katılacağı Türkçe dersi, kural olarak, çocuğun kendi devam ettiği okuldadır. Son yıllarda Türkçe derslerine katılımda ne yazık ki büyük bir azalma gözlenmektedir. Bunun nedenleri araştırıldığında anne ve babaların bu konu üzerinde pek düşünmediği ve Türkçe dersine gereken önemi veremediği ortaya çıkmaktadır. Bu da çok şaşırtıcı ve üzücü bir durum yaratmaktadır. Son yılların istatistikleri çok karamsar bir tablo sergilemektedir. Çocuklarımızın genel başarısının diğer halkların çocuklarına göre çok daha düşük olduğu görülmektedir. 
Türkçe dersleri konusunu çok daha  ciddi biçimde düşünmeli ve bu dersi gelecek kuşaklar için de istemeliyiz. Çocuklarımızın gelişmelerinde ve Alman okulundaki başarılarına anadilin oynadığı rolü ve  önemini gözardı edebilmek ise olanaksızdır. Şu anki durum içleracısı bir tablo sergileme yolundadır. Bu böyle giderse önümüzdeki yıllarda okullarımızda Türkçe dersleri hemen hemen kalmayacaktır. Çocuğumuza anadilimizi öğretebilmek  ancak bir hayal olacaktır! Bu ise hiç de iyi bir gelişme değildir. Sonuçda asimilasyona doğru bir gidiş gözlenmektedir. 

Eyaletler Türk çocuklarına kendi anadillerini öğrenmeleri konusunda bir hak tanımıştır ve bu da yasalarla garanti altına alınmıştır. Neden bu hakdan yararlanmayalım? Bunu yitirdiğimizde yeniden kazanmak ise hemen hemen olanaksız olacaktır. 
Türkçe‘nin geleceğine yön verecek olanlar yalnızca biz anne ve babalarız.  Alman’ların bu durumda yapabildikleri ise yalnızca bizlerin başvurularına göre Türkçe dersini sağlamaktır. Esas görev bizlere, Türklere düşmektedir. Bu görevimizi de hem kendi adımıza, hem de çocuklarımızın gelecekleri adına yerine getirmeliyiz. 


Çocuğunuzun Türkçe dersine katılmasını sağlayınız. Başvurularınızı geciktirmeyiniz. Okul müdürlüklerine gerekli başvuruları yaptığınızda çocuğunuzun Türkçe dersine katılması sağlanacaktır. Bu konuda gereken duyarlılığı gösteriniz. Aschaffenburg  "Schulamt"ının yöneticisi bu konuda gerekli yardımları yapmaya hazır olduğunu ve Türkçe derslerine katılımın gerilemesini ise çok üzülerek izlediğini dile getirmiştir. Tüm okul müdürleri ve sınıf öğretmenleri ve diğer öğretmenler de  yine "Schulamt" yöneticisinin belirttiği gibi tüm anlayışı ve kolaylığı göstermek zorundadırlar. Eğer bu konuda bir zorluk ya da anlayışsızlıkla karşılaşacak olursanız gerek bize, gerekse derneğimize,  veya Schulamt´a başvurabilirsiniz. Çocuğunuzun Türkçe dersine katılması kesinlikle sağlanacaktır. 

Almanya gibi gelişmiş bir ülkede çocuklarımızın anadilleri Türkçe’ yi en iyi biçimde öğrenmeleri ancak bizlerin isteği ile gerçekleşecek çok büyük bir şanstır. Bu şansı çok iyi kullanmalıyız. 


Çocuklarımızın Türkçe dersine katılmalarını sağlayalım; ortaya çıkacak sorunlarla birlikte mücadele edelim . 

Gönen ÇIBIKCI

  *******************************************************
        1. Neden Türkçe öğrenmeli?     Çünkü kendi dili     Ana dili iyi bilmek:

Güven ve olgunluk verir,Kişiliği ve zekayı geliştirir,

  • Okulda ve işte başarıya götürür,Toplumda saygınlık kazandırır.

2. Almanya'da ne işe yarayacak?

Daha kolay Almanca öğrenmek ve daha kolay iş bulmak için

  • Dilbilimcilerin yapmış oldukları araştırmalar, ana dilini iyi bilenlerin ikinci bir dili daha kolay ve doğru öğrendiklerini kanıtlamıştır.

  • Almanya'daki Türklerden, bazı meslek kollarının girişlerinde, Türkçeyi de bildiklerini belgelendirmeleri istenmektedir. Örneğin polis olabilmek için bazı

  •  eyaletlerde yukarıdaki şart aranmaktadır.

  • Ayrıca ana dil dersine katılanlar 'Qualifizierender Hauptschulabschluss Prüfung' denilen mezuniyet sınavında, yabancı dil yerine kendi ana dilleri olan Türkçeyi seçebilirler.

3. Neler öğrenirler?     Kendi dilini ve kültürünü

Konulardan bazıları:

  • Almanya'da yaşam  İnsan ve doğa

  • Bayramlar ve önemli günler; 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs, ...vs

  • Önemli Şahsiyetler; Atatürk, Yunus Emre, Mevlana, ...

  • Türkiye'de yaşam; Ekonomik ve idari sistem, tarihimiz ve coğrafyamız, kültür, gelenek ve göreneklerimiz, nice şairler, masallar, hikayeler, romanlar, ...

4. Nerede öğrenirler?                 Çocuğunuzun kendi okulunda

Bir okulda en az on iki öğrenci (kaçıncı sınıfta olursa olsun) Türkçe öğrenmek için dilekçe vererek başvurursa, o okulda Türkçe dersi açılır.

  • Öğrenci sayısı bir okulda on ikiden az olsa bile size başka bir okuldaki Türkçe derslerine katılmak mümkündür.

  • Çocuklarınızın daha iyi bir geleceği için, bu konuda karar sizindir.

5. Kim öğretir?         Türkiye'den seçilen öğretmenler

Türkiye'de binlerce tecrübeli öğretmen arasından yazılı, mülakat ve dil sınavı ile seçilen, üniversite bitirmiş öğretmenler, yurt dışında yaşayan Türk çocuklarına Türkçe ve Türk Kültürü Dersleri vermek üzere görevlendirilirler.

  • Öğretmenler bu dersleri, Türk ve Alman Eğitim Bakanlıklarınca ortak hazırlanan bir programa göre verirler.

6. Ne zaman öğrenirler?              Sabah ya da öğleden sonra

Okuldaki ders programı uygunsa öğleden önce, değilse öğleden sonra herhangi bir ders saatinde, Türkçe dersleri yapılabilir.

  • Öğrenci sayısına ve öğretmenin ders yüküne göre Türkçe dersleri, haftada 1-5 ders saati verilebilir.

7. Nasıl başvurulur?          İmzalayıp okul idaresine vereceğiniz dilekçeyle

Dilekçe örneklerini şubat - Mart aylarında öğretmenlerden, veya buradan alabilirsiniz. Başlığı genellikle şöyledir: 'Anmeldung zum muttersprachlichen Ergänzungsunterricht'.

  • Bu belge ' o türkisch ' kutusu işaretlenerek, tarih ve yer yazılıp imzalanır ve çocuğunuzun sınıf öğretmenine gönderilir.

  • şimdi çocuğunuz da, diğer birçok Türk arkadaşı gibi Eylül ayından itibaren Türkçe derslerine katılacak, anadilini daha güzel konuşmayı ve yazmayı öğrenecek; Türkiye'nin politik, ekonomik, sosyal, tarihi ve coğrafi yapısını yakından tanıma fırsatı bulacak.

  • Bütün bunların yanında, Türkiye'ye tatile gittiğinizde, 'Türkçe konuşamıyor!' diye akraba ve tanıdıklarınız arasında dışlanmayacak.

8. Daha ayrıntılı bilgi için Ataşeliğimize başvurunuz.

Adres: Menzingerstr. 3, 80638 MÜNİH

Telefon: 089-178 19 11     Faks: 089-17 11 72 84

 e-posta: munihegitim@gmail.com

************************************************************

 Özdilini yitiren kimliğini de yitirir.

       Anadili bir insanın kişiliğinin gelişmesine, bilgi ve becerilerinin artmasında ve içinde bulunduğu topluma uyum sağlamada çok önemli bir etkendir. Bu insanın anadili onun ekinin bir parçasıdır.  Başlangıçda anadili anne ve babadan, en yakın akrabalardan kazanılır. Daha sonra da çevresinde iletişim içinde olduğu diğer kişilerden, komşulardan ...öğrenir. Değişen bir varlık olarak insan böylece de ilk ekinsel birikimini elde etmeğe başlar.

       Dilin gelişmesi demek, türetilmesi demektir. Türetilmeyen dil gelişemez. Dil gelişmeyince düşünce de gelişemez... Dilimizi ve bununla bağımlı olan düşüncemizi geliştirmek için Türkçe sözcükleri, özellikle de Türkçe kökleri bilmemiz gerekir. Dilimizi geliştirmeyi düşüncemizi geliştirmek ve çağımızın bilimsel verileriyle düşünebilmek için istiyoruz. Türk diline dört elle sarılmamızın tek nedeni budur. "

Bir halkın dili onun ruhudur. Onun ruhu da dilidir.

   Die Sprache einer Nation ist ihre Seele, ihre Seele ist ihre Sprache.

(W. Humboldt)

 

 

Dil kültürün aynasıdır.

   Die Sprache ist der Spiegel der Kultur.

(K. Vossler)

 

 

Dilimizin sınırları bilincimizin sınırlarıdır.

   Die Grenzen unserer Sprache sind die Grenzen unseres Bewusstseins

**************************************************************************

             (   Üç Dil   )

En azından üç dil bileceksin.
En azından üç dilde düşünüp, rüya göreceksin.

En azından üç dil.
Birisi anadilin:

Elin ayağın kadar senin
Anasütü gibi tatlı
Anasütü gibi bedava

Ninniler, masallar da caba...
Ötekiler yedi kat yabancı.
Her kelime aslan ağzında

Her kelimeyi bir, bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkartacaksın.

Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek,
Her kelimede bir kat daha artacaksın.

En azından üç dil bileceksin!
En azından üç dilde:
"Canımın içi" demesini,
"Canım ağzıma geldi" demesini,
"Kırmızı gülün alı var" demesini,
"Nereden ince ise oradan kopsun!" demesini,
"Atın ölümü arpadan olsun!" demesini,
"Keçiyi yardan uçuran bir atım ottur" demesini,
"İnsanın insanı sömürmesi, rezilliğin dik alası!" demesini.

Gerekirse ana avrat düz gitmesini
 

Ne demesi be
Gümbür gümbür "gümbürdemesini" becereceksin.

Bedri Rahmi Eyüboğlu

Öneri ve şikayetleriniz için

Sayfayı hazırlayan : HALİL AKKAYA   e.mail halilakkaya@alice-dsl.de

 



Verantwortlich für den Inhalt ist der Autor der Homepage. Kontakt

Kostenlose Homepage von rePage.de


Anzeige:    Flirten und Bilder bewerten - Lovemission.de